Ankara’nın Çankaya ilçesinde 19 Şubat’ta meydana gelen ve 14 yaşındaki Elif G.’in hayatını kaybettiği kazaya ilişkin davada yargılama süreci başladı. Elif G.’e aracıyla çarparak ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklanan sürücü Y.A hakkında, “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan hazırlanan iddianame kapsamında dava açıldı.
Ankara 68. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Y.A, taraf avukatları ve Elif G.’in ailesi katıldı. Mahkeme hakimi, salonun fiziki yetersizliği nedeniyle basın mensupları ile bazı aile yakınlarının duruşma salonuna alınmayacağını belirtti. İddianamenin okunmasının ardından kimlik tespiti yapıldı ve sanığa söz verildi.
Sanık Y.A savunmasında, “Olay günü arkadaşlarımla buluşmak için evimden çıktım. Seyir halindeyken yaya geçidinin ilerisinde 3 kişi olduğunu gördüm. Kornaya bastım, frenleme yaptım. Bu nedenle aracım kaymaya başladı. Daha sonrasında yaya geçidinin 10 metre ilerisinde mağdura çarptım. Çarpmanın etkisiyle mağdur aracın üzerine çıktı ve kafasını cama çarptı. İleride aracımı durdurduktan sonra mağdur aracın üzerinden yuvarlandı. Önce araçtan ayrılamadım ancak iner inmez ambulansı ve babamı aradım” iddialarında bulundu.
Yaya geçidi levhasının görüş açısının dışında kaldığını iddia eden tutuklu sanık Y.A, levhayı ancak aracını park ettikten sonra fark ettiğini iddia etti.
Olaydan dolayı üzgün olduğunu ifade eden Y.A, mahkemeden beraatini talep etti.
Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Olaydaki kusur durumunun netleştirilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine karar verilirken, sanığın kullandığını belirttiği telefona ait 19 Şubat 2026 tarihli arama kayıtlarının da incelenmesine hükmedildi. Duruşma 21 Mayıs 2026 tarihine ertelendi.
Duruşma öncesinde adliye önünde açıklama yapan Elif G.’in annesi T.G, yaşadığı acıyı dile getirerek olayın bir kaza olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Kızının yaya geçidinden geçerken hayatını kaybettiğini vurgulayan anne T.G., sorumlunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Ailenin avukatı T.B.K’da olayın basit bir trafik kazası olmadığını savunarak, sanığın “olası kast” kapsamında yargılanması gerektiğini ifade etti. Koçak, benzer olayların önüne geçilebilmesi için caydırıcı cezaların önemine dikkat çekti.
Güner ailesi, adalet mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti.
Başkent Haber Ajansı-Ahmet Akın